Ayak izlerimiz silinir rüzgârla, Yol uzar, düşer gölgemiz kumlara. Cebimizde eski bir şarkının yankısı, Ama hâlâ yanımızda yolun kayıp haritası. Burası ne İstanbul ne de o eski sokaklar, Bir film sahnesi gibi ama sahici yaralar. Güneş batar, uzar gölgeler, Muhsin Bey, hâlâ yoldayız beraber. Şehrin gürültüsü sönmüş kulaklarımızda, Yalnızlık, kaktüsler gibi bekler pusuda. Tozlu yollar yankılanır adımlarımızla, Bir perde daha iner, kaybolur ufukta. Belki de bu yol bitmeyecek hiç, Belki de hayallerimizden sürgünüz biz. Ama rüzgâr estiğinde, gözlerimizde, O eski sahneler hâlâ bizimle. Ve gecenin içinde, yıldızlar kayarken, Bazı hikâyeler hiç sona ermez. Çölü de geçeriz, fırtınayı da, Muhsin Bey, biz hâlâ buradayız aslında…